Fibrelle
Prebiyotik Lif
100 Dogal Inülin Hindibag
1 Kg.
Yeni Üretim Ürün
-Kullanimi-
Her türlü gida mixlerinde kullanilir. Direkt kullanimlarda gidalarin üzerine veya pisirilirken içerisine konulabilir. Topaklanmayi önlemek için yavasça karistirarak ekleyiniz.
Günlük 15 gr. (3 Tatli Kasigi) üzerinde kullanimi hassas kisilerde laktesif etki gösterebilir.
Kapali olarak serin ve kuru ortamda saklayin ve orijinal ambalaji disinda bir ambalaja koymayin kendi ambalaji ile saklayin.
Mensei: Belçika
Inülin, fruktan olarak da bilinen lifler sinifina ait dogal bir polisakkarittir.
Genellikle, kök ve kök saplarinda bulunaninülinbir çok bitki tarafindan enerji depolamasi için kullanilir. Çözünür, fermente edilen bitkisel bir lif olaninülininsan vücudunda erimez. Insan vücudunun bakteriyel mikroflorasi araciligiyla kalin bagirsaklarda fermente edilirler ve mikroorganizmalarin saglikli büyümesini desteklerler dolayisiylaprebiyotikdir.
Asagidakiler Nurcan Yabanci'nin (Gazi Üniversitesi, Mesleki Egitim Fakültesi, Gida ve Beslenme Egitimi Anabilim Dali, Besevler, Ankara) Derleme Makalesinden alinmistir.
INÜLIN ve OLIGOFRUKTOZUN BESLENME ile ILISKISI
Inülinilk defa 1800?lü yillarda Rose tarafindan Inula
helenum adli bir bitkinin köklerinden elde edilen bir
karbonhidrat türü olarak tanimlanmistir. Inülin ve
oligofruktoz birçok ülkede besinlerin toplam enerjisini
düsürmek amaciyla dondurma, kek, pasta gibi yüksek
kalorili besinlerin hazirlanmasinda yag ve seker yerine
kullanilmaktadir. Inülin ve oligofruktoz sindirim
enzimlerine karsi dirençli olan ?-2-1 baglari ile fruktoza
baglandigi için, enerji degerleri diger bilinen
karbonhidratlara göre düsüktür. Diyet karbonhidratlari
4kkal g enerji içerirken, inülin ve oligofruktoz sindirime
karsi dirençli olmalari, ince bagirsaklarda emilime
ugramamalari nedeniyle, diger karbonhidratlara göre
daha düsük enerji içerigine sahiptirler. Inülin ve
oligofruktoz, sindirime ugramadan dogrudan kalin
bagirsaga geçerler, burada bakteriler tarafindan
fermentasyona ugrarlar. Fermente edilmis
karbonhidratlarin enerji degerleri, yaklasik 0-2.5
kkal g?dir. Inülin ve oligofruktozun enerji degerleri
içerdikleri karbon zincirine, fermente olan miktara,
diskiyla atilan miktara ve olusan kisa zincirli yag
asitlerine bagli olarak degisir. Roberfroid [10], bir gram
inülin ve oligofruktozin ortalama 1.5-1.7kkal enerji
verdigini, bu miktarin ise heksozlarin verdigi enerjinin
yaklasik 38?ine esit oldugunu açiklamistir [10]. Bu
nedenle, bu maddeler obezite tedavisinde rahatlikla
kullanilabilir [11]. Hem inülin, hem de oligofruktozun
yüksek miktarlarda alinmasinin (40-100g gün) kan
insülin ve glukagon düzeyini, dolayisiyla kan sekerini
etkilemedigi [4], ancak hem inülin, hem de
oligofruktozun belli dozlarinin bireysel farklilik
göstererek ishale neden olabilecegi açiklanmistir [6].
INÜLIN ve OLIGOFRUKTOZUN SAGLIKLA ILISKISI
Inülin ve oligofruktozun saglik üzerine en önemli etkisi
ince bagirsaklarda bifidobakterilerin gelismesini
uyarmalaridir. Kalin bagirsakta 400?den fazla çesit
bakteri vardir, bu bakterilerden bazilari kanser gibi
birçok hastaliga zemin hazirlarken, Lactobacilli ve
Bifidobakteri gibi bakteriler sagligi olumlu yönde
etkilemektedir. Inülin veya oligofruktoz tarafindan
salinimlari artan Bifidobakteri, zararli bakterilerin
üremesini engellerken, bagisiklik sistemle ilgili
fonksiyonlarin uyarilmasini, B grubu vitaminlerinin
sentezini ve bazi minerallerin emiliminin artmasini
saglar. Prebiyotikler mikroorganizma içeriginde olmayan
organik kompanentlerdir [12]. Bunlar, bagirsak florasini
gelistirerek, sagligi koruyucu ve hastaliklari önleyici etki
gösteririler. Inülin, diski mikroflorasinda normalde 20
oraninda bulunan Bifidobakteri oranini, 71?e kadar
çikarabilir. Inülin ve oligofruktozlar, kan sekerinin
regulasyonu ve lipit metabolizmasi üzerinde de olumlu
etki gösterirler [4].
Seker Hastaligi:Hayvan çalismalarinda, inülin ve
oligofruktozun kan insülin ve glikoz konsa?ntrasyonlarini
düsürdügü gösterilmesine ragmen, insanlarda etkisi tam
olarak netlik kazanmamistir. Kok ve ark. [13], dört hafta
boyunca, gönüllü saglikli 12 bireye günlük 20 g
fruktooligosakkarit, kontrol grubuna da ayni miktarda
sukroz verilerek, plazma glikoz ve insülin seviyelerini
incelemislerdir. Sonuç olarak, fruktooligosakkarit verilen
gruptaki bireylerin hepatik glikoz üretimi azalmis, fakat
glikoz metabolizmasinda insülin seviyelerinde bir
degisikli gözlenmemistir Ratlar üzerinde yapilan bir
baska çalismada, 10 oligofruktoz içeren standart diyet
veya sadece standart diyet verilerek kan glikoz ve lipit
profiline bakilmistir. Deney grubunun postprandial
(tokluk) serum trigliserit, insülin ve glikoz düzeyleri
anlamli derecede düsmüstür. Yine deney grubunda,
glikoza bagli insülintropik polipeptit ve glukagon benzeri
büyüme faktörü düzeyi degismemistir [14].
Lipit Metabolizmasi:Oligofruktoz, serum trigliserit
düzeyini düsürmektedir. Ratlarin diyetlerine eklenen 10g
oligofruktoz, karacigerde yag sentezini azaltmistir.
Oligofruktozun yag yapimini azaltici etkileri vardir [15].
Brighenti ve ark. [16] normolipidemik (kan lipit düzeyi
normal) 20 gönüllü erkege, inülin içeren kahvaltilik tahil
karisimlari vererek, inülinin kan lipit düzeyi üzerindeki
etkilerini incelemisler, inülinin kan lipit parametrelerini
düsürdügünü saptamislardir. Trautwein ve ark. [17]
yürüttükleri bir çalismada, 4 gruba ayirdigi hamster cinsi
farelere bes hafta süresince 0, 8, 12 ve 16
oranlarinda inülin eklenmis 20g 100g yag ve
0.12g 100g kolesterol içeren diyetler vermislerdir. Inülin
almayan grupta kolesterol seviyesi etkilenmezken, 8,
12 ve 16 oranlarinda inülin alan gruplarda sirasiyla
serum kolesterolü 18, 15 ve 29 oraninda
azalirken, 12 ve 16 oranlarinda inülin alan gruplarda
sirasiyla trigliserit 40 ve 63 oraninda düsmüstür.
Inülin miktari arttikça, serum kolesterol, trigliserit ve
VLDL-kolesterol düzeyi azalmaktadir. Amerikan
Diyetetik Dernegi, seker hastaliginda görülen lipit
metabolizmasi bozukluklarini düzeltmek için, yag yerine
geçen, inülin gibi maddelerin kullanilmasini
önermektedir [18].
Mineral Emilimi:Posa genel olarak mineral emilimini
azaltan besin ögesi olarak bilinse de, inülin ve
oligofruktoz için bu dogru degildir. Diyet posasi, fitat
içerigi nedeni ile kalsiyum, magnezyum, demir, çinko ve
mangan gibi minerallerin emilimini olumsuz yönde
etkiler. Hem inülin, hem de oligofruktoz kalsiyum ve
magnezyum biyoyararliligini arttirarak kemik kayiplarini
en aza indirir. Inülin ve oligofruktozun mineral emilimi
üzerindeki olumlu etkileri, ince ve kalin bagirsaklarin
pH?ini düsürmeleri ve uçucu yag asitleri
konsantrasyonunun artmasi ile iliskilidir. Kalsiyum
çekumdan emildigi için, çekumlari alinmis ratlarda, inülin
ve oligofruktoz etki göstermemistir. Özellikle kemik
kitlesinin en üst düzeye çiktigi ve ileri yaslarda
osteoporoz görülme olasiligi ile yakindan iliskili olan
ergenlik döneminde verilen oligofruktozun kalsiyum
emilimini arttirdigi bildirilmistir [19]. Ratlarda,
fruktooligosakkaritlerin kalsiyum emilimini arttirdigi,
isaretli 45Ca kullanilarak ispatlanmistir [20]. Gastrostomili
hastalarda (yemek borusunun islevini yapmadigi
durumlarda beslenmeyi saglamak amaciyla mideyi vücut
disina açan bir kanal olusturulmasi), anemi ve kemik
erimesi görülme orani yüksektir. Diyete eklenen
fruktooligosakkaritler gastrostomili hastalarda, bu
problemlerin azalmasina neden olur. Bu hastalara 10
fruktooligosakkarit içeren bir diyet verilerek intestinal
bölgedeki kalsiyum, magnezyum ve fosfor emilimleri ile
kalsiyum baglayici protein (CaBP) düzeyleri, kontrol
grubu ile karsilastirilmistir. Fruktooligosakkarit içeren
diyet, CaBP ve intestinal bölgeden kalsiyum emilimini
arttirmistir. Fruktooligosakkaritlerin CaBP düzeyini
arttirmalari, vücut kalsiyum dengesinin saglanmasinda
önemlidir [21]. Ohta ve ark. [22] gastrostomili ratlara
verdikleri her 1kg besine 75g fruktooligosakkarit
ekleyerek yaptiklari bir çalismada, kemik mineral
yogunlugu ile hemoglobin ve hemotokrit gibi anemi
kriterlerinin, fruktooligosakkarit ekledikleri grupta,
eklenmedikleri gruba göre anlamli sekilde yüksek
oldugunu saptamislardir. Gastrostomili ratlarda, diyete
eklenen fruktooligosakkaritin hem olan demirin emilimini
arttirdigi, hem olmayan demiri ise etkilemedikleri rapor
edilmistir [23].
Gastrointestinal Sistem:Inülinve oligofruktoz,
bifidobakterileri arttirarak kalin bagirsak sagligini olumlu
yönde etkilerler. Inülin ve oligofruktozlar, kalin bagirsaga
gelince hizla buradaki bakteriler tarafindan
fermentasyona ugrayarak, kisa zincirli yag asitleri
sentezini artirilar [24], bu artis, kalin bagirsak kanseri ve
hiperkolesterolemi riskini azaltirken, vitamin sentezi ve
bagisiklik sistemi uyarir [25]. Molis ve ark. [26] diyetle
günde 20.1g fruktooligosakkarit verdikleri 6 gönüllü,
saglikli bireyde fruktooligosakkaritlerin ince
bagirsaklarda hiç emilmedigini, sadece kalin bagirsakta
fermentasyona ugradiklarini saptamislardir. Bu nedenle
bu maddelerin enerji içeriginin düsük oldugu bir kez
daha ispatlamislardir. Baska bir çalismada da,
fruktooligosakkarit ve oligofruktoz ile beslenen grubun
gastrointestinal sistemlerinde, diger gruplara göre daha
fazla miktarda bütirat olustugu, kalin bagirsak pH?nin
düstügü, diski hacimlerinin ve bifidobakteri sayisinin
arttigi bildirilmistir [27].
Kanser: Inülinve oligofruktoz bifidobakteri sentezini
arttirarak, kalin bagirsak kanseri riskini azaltmaktadir.
Yapilan bir çalismada ratlarda 1.2 dimetilhidrazin ile
kalin bagirsakta kötü huylu tümör olusturulmus, daha
sonra bir gruba sadece yagsiz süt bir gruba yagsiz süt
ve bifidobakteri bir gruba yagsiz süt ve oligofruktoz bir
gruba da yagsiz süt, bifidobakteri ve oligofruktoz
verilerek tümörlerin gelisimi incelenmistir. Bifidobakteri
ve oligofruktoz verilen grupta kötü huylu tümörler diger
gruplara göre, anlamli sekilde azalmistir. Bifidobakteri
bir probiyotik, oligofruktoz ise prebiyotiktir, ikisinin
beraber kullanilmasi sinbiyotik etki ile kalin bagirsak
kanseri riskini azalttir [28].
Diger Etkiler: Inülinve oligofruktozlar, lenfosit
aktivitesini arttirarak, bagisiklik sistemi olumlu sekilde
etkiler [26]. Kalin bagirsakta bifidobakterilerin orani ile
immünoglobülin miktari arsinda pozitif iliski vardir. Inülin
ve oligofruktozlar, bifidobakterilerin üremesini arttirarak,
immünoglobülin aktivitesini de arttirir [29]. Dializ
hastalari için kullanilan beslenme ürünleri içerisine
fruktooligosakkarit eklenmesi, hem hastalarin genel
durumlarini olumlu etkilemis, hem de kabizlik
sikâyetlerini azaltmistir [30]. Anne sütü, oligosakkarit
yönünden zengin bir besindir. Oligosakkaritlerin bebek
sagligi üzerinde birçok önemli etkisinin olmasi, anne
sütünün önemini bir kat daha artirmistir [31].
inülin ve oligofruktoz gibi prebiyotiklerin eklenmesi,
Bifidobacterium ve Lactobacillus?un çogalmasini
saglayarak, bu hayvanlarin bagirsak mikrofloralarini
düzeltir [33]. Piliçlerde fruktooligosakkarit,
Salmonella?nin üremesini engellemektedir. Alti hafta
boyunca, fruktooligosakkarit içeren diyet verilen
piliçlerde Salmonella typhimurium kolonilerinin sayisinin
azaldigi açiklanmistir [34].
Günümüzde, fruktooligosakkaritler bebek mamalarinda
kullanilabilmektedir [32]. Ayrica, inülin ve oligofruktozlar
hayvan beslenmesinde de yararli etkiler göstermektedir.
Kedi ve köpeklerin kalin bagirsaklarinda bulunan çesitli
bakteriler sindirilmemis aminoasitlerin, amonyak, alifatik
amin vb. maddelerin kalin bagirsakta fermantasyona
ugramasina neden olarak diskilarinin çok kötü
kokmasina neden olur. Bu diski, insan sagligini olumsuz
yönde etkiler. Bu nedenle bu hayvanlarin diyetlerine
nülin ve oligofruktoz gibi prebiyotiklerin eklenmesi,
Bifidobacterium ve Lactobacillus?un çogalmasini
saglayarak, bu hayvanlarin bagirsak mikrofloralarini
düzeltir [33]. Piliçlerde fruktooligosakkarit,
Salmonella?nin üremesini engellemektedir. Alti hafta
boyunca, fruktooligosakkarit içeren diyet verilen
piliçlerde Salmonella typhimurium kolonilerinin sayisinin
azaldigi açiklanmistir.
PROBIYOTIK VE PREBIYOTIK ARASINDAKI FARK NEDIR?
Probiyotikler
Probiyotikler, agiz yoluyla yeterli miktarda alindiginda konagin sagligini olumlu yönde etkileyen canli mikroorganizmalardir. Yillar önce Elie Matchnikoff insan vücudunda bulunan zararsiz canli bakterilerin konakçi için yararli etkilerinin olabilecegine dikkat çekmistir. Probiyotik olarak kullanilan mikroorganizmalarin çogu laktik asit bakterileri grubundandir. (en fazla Laktobacillus?lar, Bifidobacterium?lar)
Probiyotik ürünlerin baslicalari Yogurt, kefir, boza ve tarhanadir. Probiyotikler intestinal ve vajen florasinin dengesini saglayip patojen mikroorganizmalarin çogalmasinin engeller, immün sistemi sekillendirmesinin yani sira intestinal epitel homeostazini saglar, bazi mineral ve vitaminlerin biyo yararlanimini artirir, serum lipid düzeyini dengeler, bagirsak motilitesini ve geçirgenligini düzenler. Bu yararlarin görülebilmesi için probiyotik ürünlerin düzenli alinmasi önerilir. Süt sanayi tarafindan üretilen yogurtlarin Lactobacillus bulgaricus-Lactobacillus asidofilus karisimiyla üretilmesi yararli olur.
Prebiyotikler
Yapilan arastirmalar diyet posasini olusturan ögelerden biri olan ve oligosakkaritler olarak bilinen karbonhidratlarin, probiyotik bakterilerin çogalmasini sagladiklarini göstermistir. Probiyotik bakteriler bu ögeleri enerji kaynagi olarak kullanarak çogalmaktadirlar. Bu nedenle bu ögelere ?prebiyotikler? denmektedir. Kisacasi prebiyotikler, sindirilmeyen ancak bagirsakta fermente olan ve kolondaki bakterilerin çogalmasini ve etkinligini olumlu yönde etkileyerek ayni zamanda konagin sagligini da iyilestiren besin ögeleridir.